Şu 40 lar yok mu?

0
173

40 yaş hareketi40 larımdayım….Bu ara sıklıkla arkadaşlarımın 40 yaşını kutluyoruz. ‘Yaşamın değişimini’ gözlemliyorum her birimizde adım adım’.Bakıyorum kendime, farkediyorum hepimizi. Dokunulamayan, hissedilebilen hediyeler vermeye çalışıyorum. Neden mi? Asıl olanın görünen değil hissedilen olduğunu anladım da ondan.

Yaşamın yükünü algılayıp biçimim değişti. Nasılsa kaldırırızlardayım.

Çocuklarımın her gülüşünü, gözlerindeki pırıltıyı her an daha çok fark etmekmiş deneyim. İşten gelince yaşadığım yorgunluğun devam değil aslında bitişi imiş onlarla kavuşma anları.

Hayatta hiçbir şey benden önemli değilmiş. Önce kendime emek vermeyi öğrendim. Kendine emek verince meğer tüm dünyaya emek veriliyormuş.

Bırakabildiğimi, bırakmaların bitiş değil, başlangıç olduğunu deneyimliyorum. Bıraktıkça yenileniyormuş insan meğer. Bırakılmayan hiçbir şeyin yerine yenisi gelemiyormuş malesef.

Hayatla daha fazla dalga geçer oldum. Kendimi küçülttüm, dünyamı da. Küçük olunca yıpranmıyor insan.

Dostlara, gerçek olanlara daha fazla vakit ayırıyorum. Şunu biliyorum ki para kazandığım iş, hiçbir zaman onlara ayırdığım zamandan çalamaz.

Beden yorgunluğu hiçbirşeymiş.Yorgun hissederdim kendimi. Asıl olan ruh yorgunluğuymuş. Yatıyorsun, kalkıyorsun; iyi bir uykudan sonra ne yorgunluk kalıyor ne başka şey.

İstemek, istediğini hayal etmek, hayale yürümek ; kitap sözcükleri değil hayatın gerçekleriymiş aslında.Tek engel ise BENMİŞİM.

Hayatta değişim ne kadar da enerjik kılarmış insanı…

Bugünkü fikrim yarın değişebilirmiş. Hatta üç gün sonra aynı fikre geri de dönebilirmiş insan. Olabilirleri ve anlayışın güzelliğini farkediyormuşuz deneyimlendikçe.

Yargılamamayı, yadırgamamayı, sevmeyi, daha çok sevmeyi, sohbet etmeyi,  ama kalpten sohbetleri, şekersiz türk kahvesinin tadını, gereksiz sitemlerin vakit kaybı olduğunu  40 larında deneyimledikçe öğreniyormuş insan….

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here