Konuşma Zamanım

2
363

Sürekli bir yarınını düşünme ,sürekli bir geleceğe plan yapma hali….hem de öyle yakın yarınlar değil beş-on yıl sonrası. Nasıl bir yükdür ki bu bize verilen plansız yaşayamama durumu.Planlar yapılıyor,karar verirken milyonlarca analizler, karar sonrası başına gelecekler düşünülüyor.Tabii ki hepsi olumsuz hepsi mahvoluruz senaryoları…..Çok sık söylüyorum kendime’bi bırakkkkkk’.Becerebildiğim kadar ama benim kodum planlamak üzerine; bırakmak üzerine değil.Kim kodladı beni ne zaman oldu bu hiç farketmedim ki.Neyse şimdilerde söylemimi değiştirmeye başladım’en kötü ne olurrr’.Bir de baktım ki en kötü dediğim senaryo bile aslında o kadar kötü değilmiş.Kötü senaryoyu bile hayal etmek çoğu zaman hayalsizlikten güzel.

Peki karar almak için neden bekliyoruz ?Buldum cevabını insan bildiğini bırakmak istemiyor.Bilinmeyen zor…..Benlik yenilik sevmiyor.Oysa heyecan,fırtına,muhteşem manzaralar hep o yenilikte….hergün aynı manzarayı seviyor benlik bir de olumsuz söylemli iç ses sürekli frene basmaya çalışıyor ya….tüm parçalar oturuveriyor yerine olduğunuz yere çakılıyorsunuz…..’boşverrrr hareketi iyi böyle işte…’

O iç ses var ya herşeyin sorumlusu o kazanılmadan kaybedilen fırsatların,görülemeyen okyanusların,keşfedilmemiş anakaraların,hissedilmemiş sevgilerin,dokunulmamış aşkların….

‘İç sessss sus diyorum sana ben konuşacağım’

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here