Her yer elmas olsa

0
272

Kutsal insan, sıradan hayatı seven, sıradan insandır. Yemek pişirmek, kapının önünü süpürmek, odun kesmek gibi işler yapar. Yaptıları şeylerin hiçbiri ‘yüce’ değildir. Sadece yaptığı herşeyi yüceltiyordur. Ego öyle bir dokudur ki seni her zaman yücelik içeren işlere yöneltmeye çalışır yada sen yaptıklarına öyle büyük anlamlar yüklersin ki  altında ezilip kalırsın . Ortaya çıkanı sen yapmamış olursun bir süre sonra, ortaya çıkan iş, sahibin oluverir. Baktığımızda herşey kutsaldır, ilahidir yeter ki  insan onu ilahi güçle yapsın. Yemek yapmak ne kadar yaratıcı, ne kadar seramonisi yüksek bir aktivitedir. Tabii gün içinde yapılan ‘ önemli’ işlerin içinde atıl kalmadığı sürece. Eve dair pekçok aktiviteyi zaman içinde önemsizleştirip yok etme çabamız var. Oysa kutsal olan,  her yapılan şeyi şenliğe çevirendir. Önemli işler  pek de  şenlikli değildir ama ego mutludur. Başarmıştır. Oysa aile için hazırlanan bir sofradaki şenlik, keyif başka nerede bulunur  ki? Televizyon karşısında ekmeğin arasına koyulup yenen peynir asla o zevki vermez. Birliktelik yoktur, hazırlanma, sergileme, yaratıcılık,……Yücelik işin kendisinde değil ki. İnsanın  bilinci işe ne katıyor asıl mesele budur. Bütün mesele egonun söylediği ve değersizleştirdiği işlerdedir. Egonun değersizleştirmesi olmasa, aslında herbirimiz muhteşem işler çıkardığımızı göreceğiz. Sadece ego bizde değil ki çevresel faktörler de yapılanı değersizleştirmek üzerine yıkıcı etkide bulunur. Hep birlikte buradan besleniyoruz.DEĞERSİZLEŞTİREREK. Oysa yapılan işte önce kendimizi, sonra yapılanımızı değerli hale getirirsek her yer elmas taşa dönüşecektir……

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here