Atatürk’e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği

4
302

imagesKemalizmi önce tarih öğretmenim  Ayfer Çekiç’den sonra üniversitedeki sevgili rahmetli hocam Ahmet Taner Kışlalı’dan öğrendim. Öyle ki o yaşlara kadar bana öğretilenin nedenini ve niçinini onlarla öğrendim. 29 Ekim’de soğukta neden titreyerek saygı duruşunda durduğumu, 19 mayıs da omzum ağrırken sesim çıkmadan o bayrağı taşımanın nedenini, 23 Nisanlarda sokakta ıslanırken, 10 Kasımlarda neden orotoryoda görev aldığımı onlardan öğrendim.

Yazımın başlığı sevgili hocam Kışlalı’nın kitaplarından biri. Kısa kısa yazılarını toplamıştı bu kitabında. Kitabı okuyalı kaç yıl oldu hatırlamam. Kafamda kalanları paylaşmak istedim bugün.

Mustafa Kemal’i bilimsel olarak değerlendirmenin yöntemi açık: Hangi koşullardaydı? Ne yapmak istiyordu? Ne yaptı? Sonuç ne oldu? Keşke herkes Kışlalı’nın söylediği gibi  öyle değerlendirebilseydi onu.
Atatürk’ün sağlığında yaptıklarının bekçiliği ile yetinmenin Kemalizm değil “tutuculuk” olduğunu da unutmamak gerekir!… Kemalist olabilmek için Atatürk’ün “izinde” değil, “yolunda” olmak gerektiğini bilmek gerekir!…
“Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir. Biz cumhuriyeti kurduk, on yaşını doldururken demokrasinin bütün gereklerini sırası geldikçe uygulamaya koymalıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nde partilerin doğacağına şüphe yoktur. Demokrasi maddi refah meselesi değildir.” Açıklamasını yapan Atatürk onun yolunda ölen bir aydın tarafından detaylı olarak yorumlanmıştır.
Atatürk’ün izi, O’nun öldüğü noktada biter, ama yolu bitmez, sonsuza dek uzanır. Bu nedenle de, Atatürk’ün neyi yaptığından çok, hangi amaçla yaptığı incelenmelidir. Ulusal olması gereken kültür siyasetini, toplumun ancak belirli kesimlerini temsil eden siyasal iktidarların insafına terkedecek bir kültür kurumlaşmasının Atatürk’ün yoluna ters düşeceğini sanıyoruz.
Kemalizm Nedir? : Kemalizm, tıpkı liberalizm ve sosyalizm gibi, bir devrim ideolojisi olarak doğmuştur. Ama, onlardan farklı olarak, geri kalmış bir ülkedeki devrim koşullarının gereksinimlerini yansıtmaktadır.
Mustafa Kemal, tıpkı Lenin gibi , Birinci Dünya Savaşı’nın ülkesindeki eski düzenin temsilcilerini maddi ve manevi açıdan yıpratmasından yararlanarak, evrimin henüz zorunlu kılmadığı yeni bir toplumsal-siyasal düzeni yaratacak süreçleri harekete geçirmiştir. Mustafa Kemal , ülkesini düşman işgalinden kurtarmanın kendisine kazandırdığı olağanüstü etkiyi kullanarak devrimi gerçekleştirmiştir.
Kemalizmin önünde iki aşamalı bir amaç vardı: Bağımsızlık ve Çağdaşlaşma. Bu ereklere ulaşmak için, ideolojinin çerçevesini oluşturan ulusçuluk, cumhuriyetçilik ve laiklik ilkeleri Fransız devrimi ve dolayısıyla liberalizmden; devletçilik, halkçılık ve devrimcilik ilkeleri de sosyalizmden esinlendi.
Yıllar sonra tekrar okunması gereken kitaplardır Kışlalı’nın  eserleri. Tam da Türkiye gerçeğinde ölümsüzleşmişlerdir.
Mustafa Kemal yaptıklarıyla yaşadıklarıyla geldiği yer ve geride bıraktıklarıyla bilinmelidir, yaşanmalıdır. Atatürk sadece meydanlarda değil beyinlerde yaşamalıdır.Annesi Zübeyde Hanım ın  Atatürk ‘ün idam kararı çiktığında felç geçirdiğini biliyor muydunuz? Öyle bir evlada sahip olmanın yükü ne büyüktür. Hele 6 çocuk doğurup dördünün ölümünü yaşadıktan sonra. …….
Onu daha çok tanımalıyız…….

4 YORUMLAR

  1. ”Atatürk’ün neyi yaptığından çok, hangi amaçla yaptığı incelenmelidir.”

    Tüm düşüncelerimle katılıyorum. Atatürk’ün neyi yaptığını düşünmek ve incelemek saçmalık olur çünkü sadece ne yaptığını incelersek Atatürk’ü tanıyamayız ve yolundan gidemeyiz.Ancak tüm objektif bakışlarımızla hangi amaçla yaptığını inceler ve anlayabilirsek işte o noktada bizim için vazgeçilmez olur.Zaten Atatürk’ü sevmeyenler demez mi ama o şunu şunu yapmış…Peki neden ve hangi düşünce ile yaptığını araştırdın mı ? Biliyor musun?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here