1 billion rising

0
253

Bugün İstanbul’un her yerindeydim ve dans ettim. Ne kadar kadın; ne kadar eğlenceli bir ‘dur’ değiş biçimiydi. Kadın gibi çözümcü, eğlenceli, umut dolu, canlı, güçlü bir hareketti. Sokaktaki kadınlar farklı yerlerde dans ettiler. Tabii bunlar yapılırken mesajın ulaşması gereken insanlardı. Taksiye bindim; taksici ile eylemi konuştuk. Kendisini ‘iyi bir koca’ olarak tanımladı. Karısına bugüne kadar tokak atmamış. ‘Takdirlik valla’! Aman ne güzel dedim içimden büyük kıyak. Her eve lazım böyle koca. Sonra devam etti benim taksici.’ Yazıktır güçsüze el kalkmaz ki’. Kadının tanımına bak adamın gözünde’ eksik, ezik, güçsüz’. Sonra Türk toplumuna kızdı aniden. ‘Tabii biz güçsüze güç uygulamayı severiz. Başka bir erkek olsa karşımızda el kaldıramayız ‘ dedi. İnanamıyorum, inanmak istemiyorum. Bizim bu eksik etek hallerimiz ne zaman sona erecek? Erkekler de kadınlar da nasıl farkedecekler ? Böyle düşünen erkekleri de anneler yetiştiriyor. Annelerini nasıl görüyorlarsa karılarını, kız çocuklarını öyle görüyorlar. Tarihi erkekler yazıyor, kurguluyor, oynuyor. Sadece şuna inancım tam. Değişim yavaş yavaş olur…..Anneannemin ağa babası kızını okula gitti diye köy meydanında dövmüş. O kadının tüm çocukları eğitimli.kadınca dans, one billion rising

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here