Şükür….

0
71

Bazen yaşam duruverir….Planlar, düşünceler, kahkahalar hepsi durur…..Telefonum çaldı sabah saatleri. Akşama misafirim var hazırlık yapıyorum ellerim patatese bulanmış; Almanya da sofralar patatessiz olmaz. Okuldan arıyorlar sekreter bir maildan bahsediyor. Ben oğlumun seçimli sanat dersi ile ilgili olan maili anlatıyorum. ‘Bu ülkede bir düzenleyemedim şu mail işlerimi ‘ diyorum. Anlıyor, bişeyden haberim yok. ‘Okulda bir kaza oldu Ege kaykaydan düştü ‘dedi. Ambulansla hastahaneye gitmiş. Neyi var dedim? ‘Herhalde bacağı kırıldı’ dedi. İçime su serpildi. Kırık nasılsa tamir olur….Bu ilk değil. Beş yaşında attan düşmüştü. Yine hayat film gibi önümden geçivermişti yaşadıklarım. Günahlarım, sevaplarım….Kendime fatura kesmem lazım ya! Nefesim daraldı ellerim patatesli ; siliverdim üstüme. Aldım çantamı fırladım arabayla. Bu ülkede öyle bir fırlayarak da araba kullanılmıyor. Her halde maksimum dikkat etmeli; hele Alman ehliyetini henüz alamamışsan. Girdim hastahanenin kapısından beni gören hemşire anladı kim olduğumu; götürdü oğlumun yanına…Yatıyor ayağı kocaman olmuş. Başında öğretmeni…Ağlıyor Michelle arkasına döndükçe. İnanılmaz…Duygunun ne milleti var ne de dili. Egem hemşirelerle Almanca öğretmeni ile İngilizce konuşuyor. Başka dili yaşamak ne değişikmiş. Egemin ilk sorusu ‘ hafta sonu kayağa gidemeyecek miyiz anne’ bilmiyorum diyorum ama sonuç belli. Aylardır hayalini kurduğu sabah kıyafetlerini çıkarıp bavula yerleştirmeye başladığı tatil böylece iptal olur. Hem bu sene yeni kayak ve kayak ayakkabıları da almıştı. Kısmetten ileri geçilmez. İnancım biraz farklıdır benim. Daha büyüklerinden korumak için küçük kazalar olduğuna inanırım ama ağızdan değil kalpten. Ameliyata aldılar. Daha önceki gibi.  Ağlıyorum o gittikten sonra. Burhan sakin her zamanki gibi. Saygım sonsuz ama ben öyle değilim. Her duygum çağlıyor benim. Bazen bağırıyorum sesli bazen haykırıyorum içimden o da gözyaşı oluveriyor. Seviyorum ağlamayı ben. Her duygu halinde…

Hayırlarla çıktı ameliyattan. Alman devlet hastahanesindeyiz. Bizim köyde….Neustadt an der Winestrasse(Şarap caddesindeki yeni şehir). Acıbadem’den daha iyi servis. Donuk derler ya Almanlara; hiç değil. Ellerinden geleni yapıyorlar. İngilizcelerini zorlayıp konuşmaya çalışıyolar. Odamızdaki çöpleri toplayan Lübnanlı kız bile. Okuldaki her öğrencinin sigortası varmış. Okul yolu ve okul kazaları için. Hiçbir şeyle ilgilenmedik. Sadece odamıza çıkıp yerleştik.

Bir hafta hastahanede kalacağız. Ben de eve çeviriverdim hemen odayı. Çiçekler, fincanlar,welcome tabelası,….Yaşam her yerde yaşam ve motivasyon şart.

Ne çok dost biriktirmişiz altı ayda. Gelenimiz gidenimiz hiç eksik değil. Egem her gelen çocukla oyun oynamakla meşgul. Bu arada Defnem hergün başkasına oyun gününde.

Çok şanslıyız çok….Başımıza her gelen biraz öğretir, biraz üzer, biraz sevindirir. Fakat tek bir şey var o da şükretmek…Her başa gelene….

likehome

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here